7/4/2008 · Kategori: Yazilar


  
Simdi biz neyiz biliyor musun?
Akip giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz. Birbirine uzanamayan boslukta iki yalnız yıldız gibi acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz. Bir zaman sonra batık bir aşktan geriye kalan iki enkaz olacağız.Yalnızca kendi denizlerimizde sessiz sedasız boğulacağız. Ne kalacak bizden bir mektup,bir kart,birkac satir ve benim şu kırık dökük şiirim
sessizce alacak yerini nesnelerin dünyasında.Ne kalacak geriye savrulmuş günlerimizden?
Bizden diyorum,ikimizden ne kalacak?

Şimdi biz neyiz biliyor musun?
Yikintilar arasinda yakinlarini arayan öksüz savaş çocukları gibiyiz.Umut ve korkunun hiçbir anlam taşımadığı bir dünyada bir sey bulduğunda neyi,ne yapacağını bilemeyen çocuklar gibi. Artik hiçbir duygusunu anlayamayan çocuklar gibi
ve elbet biz de bu aşkta büyüyecek her şeyi bir başka aşka erteleyeceğiz...
 ....

Bana zamandan söz ediyorlar, gelip size zamandan söz ederler yaraları nasıl sardıgından ya da herşeye nasıl iyi geldiğinden. Zamanla ilgili butun atasözleri gündeme gelir yeniden.Hepsini bilirsiniz zaten,bir işe yaramadığını bildiğiniz gibi. Dahası onlar da bilirler ama yine de güç
verir bazı sözler,sözcükler,öyle düşünürler. Bittiğine kendini inandirmak,ayrılığın gerceğine katlanmak,sırtınızdaki hançeri çıkartmak,yüreğinizin unuttuğunuz yerleriyle yeniden karşılaşmak kolay degildir elbet.Kolay degildir bunlarla başetmek, uğruna içinizi öldürmek.
Zaman alir sizden bunların yükünü. O boşluk dolar elbet,yaralar kabuk bağlar,sızılar diner,acılar dibe cöker. Hayatta sevinilecek şeyler yeniden farkedilir.Bir yerlerde bulunup yeni mutluluklar edinilir. O bosluk doldu sanirsiniz oysa o boslugu dolduran eksilmenizdir.Gün gelir birgün
başka bir mevsim,baska bir takvim,başka bir ilişkide o eski ağrı ansızın geri teper. Dilerim geri teper yoksa gerçekten bitmişsinizdir
.


 

Murathan Mungan

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

15/9/2007 · Kategori: Yazilar

 

     Zamanın bir yerinde seninle tekrar karşılaşacağız, Vefasız Sevgili... Bulamayacaksın yüzümde eski tebessümü. Çünkü hayatımda anlam yüklediğim çoğu şeyi alıp götürdün benden, yüklediğim anlamlarla birlikte hemde... Bana sadece koskoca bir ''HİÇ'' bıraktın!.. Bir de hiçbir zaman yanıtlarını bulamadığım sorular... 
Bazen düşünüyorum da bir insan sevdiği için bunca acıyı çekmek zorunda mı? Hep pişmanlıklar mı var aşkın sonunda? Ve aşkta hep sevenler mi yıpranmak zorunda? Ve düşünüyorum... Her sevilen senin gibi mi? Evet... En çok da bunu düşünüyorum... En çok da bu karıştırıyor kafamı... Çünkü ben hala inanamıyorum benim sevgimi hak edecek birinin bu dünyada olduğuna... 
       Nerdedir, kimdir bilmiyorum ama o biri olmalı sanırım... Ben nasıl çıkarsızca sunduysam sana sevgimi, sorgusuz sualsiz; bana da getirecek biri olmalı yüreğini avuçlarında... Biliyorum, o insanla da karşılaşacağım bir gün. Vefasız olmayan, sana benzemeyen, sevginin ne demek olduğunu bilen ve aşkımı küçümsemeyen biri mutlaka olmalı...
       Keşke o birini hiç düşünmek zorunda bırakmasaydın beni... Keşke onun bir gün geleceğini ümit etmek zorunda kalmasaydım... Keşke o birisi sen olsaydın... Ya da hiç yerin olmasaydı hayatımda... Hiçbir anlam yüklemeseydim sana... Anlatamadığım ne çok şey birikti içimde, tanımlayamadığım ne çok duygu... Son zannettiğim yeni başlangıçlar, yeni acılar..
Unutamamanın, yitirmenin verdiği o korkunç, o inanılmaz, o tahammülü olmayan hissi her dakika, her saniye taşımak nasıl bir acı sen bilemezsin! Her an beynimde çalkalanan hatıralar, yaşadıklarımız, uçsuz bucaksız bir uçurumun kenarına getiriyor beni... Bir yıl öncesini, bir ay öncesini... Ben hep bunları düşünüyorum... Son günlerde başka bir şey de yapmıyorum aslına bakarsan.
Düşündükçe gözlerim doluyor, gözyaşlarım içime akıyor ve her an yüreğim acıyor. Evet... Resmen kalbim acıyor!... Ve bütün bunlar ne zaman bitecek, nasıl geçecek bilmiyorum... Çünkü öyle hazırlıksız bir anımda yakalandım ki yalnızlığa, ne yapsam kurtaramıyorum benliğimi... Öyle beklenmedik bir anda kayıp gittin ki avuçlarımdan... Bırak sensizliği, bırak yalnızlığı, şimdi bu satırları yazarken bile tarifsiz acılar yaşıyorum...
        Aslında geçmişe ilişkin her şeyi unutmak istiyorum; Her an beynimin içinde olmasan, duyduğum en alakasız bir söz bile seni hatırlatmasa, yüzünü en olmadık zamanlarda gözlerimin önüne getirmesem, yaşanan her anı, seninle geçen her saniyeyi beynimde tekrar tekrar yaşamasam, her yüzde, her seste senden bir şeyler bulmasam, dinlediğim her şarkıda seni hatırlamasam ne olurdu sanki...
Umudum olmasa ya da yüreğim taştan olsa yaşanan her şeyi unuturdum inan... Geçmişe ilişkin her şeyi silerdim.. Senden kalan geride ne varsa.. Artık senden sadece şunu istiyorum. Seni her hayatımdan silmeyi becerdiğim anda lütfen tekrar bana geri dönme. Sadece beni güzel hatırla, senden tek isteğim bu...
Farz etki bir rüzgardım, esip geçtim hayatından ya da bir yağmurdum, sel oldum aktım. Sonra toprak çekti suyumu, kaybolup gittim. Belki de bir rüyaydım senin için, uyandın ve her şey bitti..

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

9/8/2007 · Kategori: Yazilar

 

İşte Gidiyorum

“Ne olduysa bu yalnız gecelerde oldu”

İşte Gidiyorum…
Belkide kaleme aldığım son satırlar bunlar. Sen şu an neredesin ve kim bilir kiminlesin diye sormadan gidiyorum. Sormuyorum ve bir daha sormayacağım.

Sessiz sedasız birkaç satır karalayacağım ve gideceğim. Biliyor musun; gitmek senin kadar güzelmiş yeni anladım...

Şu anda hep her zaman, her damlasına aşık olduğum yağmur yağıyor. Sensiz, damlaların cama vuruşunun bile tadı yok. Tamam itiraf ediyorum; sensiz İstanbul’un bile tadı yok. O boğazın kokusunu, dalgaların kayaları dövüşünü, soğuğunu, sıcağını, her an değişen havasını sevişim aşktan mıydı ki?

Yağmur yağıyor ve ben, sensiz bu güzellik bana haram diye bağırıyorum avazım çıktığınca. Gecenin en sessiz ve en bana ait olan saatleri. Düşünüyorum da bu saatlerde nefes almaya başlamıştım ilkin. Biz zoru başarmıştık seninle, bir araya gelmesi belki de olanaksız şiirleri, şarkıları ve hatta suskunlukları buluşturmuştuk birlikte. Güneş üstümüze doğuyordu. Biz kuş seslerini keyifle dinliyorduk...

Aşkı aramıyordum ki ben. Sen ve ben, biz birbirimizi aramıyorduk ki. Ama bulduk birbirimizi. Bulduktan sonra başladı kendimizi aramalarımız. Yok olmayı düşünen ben, senin için binlerce yıl yaşamayı göze almıştım. Seni kalemin ucunda, sayfaların ortasında bulmuştum. Ama sen......

Sen yaşamın içindeydin. Sana güzel sözler söylemek istedim hep. Kelimeleri süsleyip süsleyip sunmak istedim sana. Ama tek kelime çıktı hep dilimden. “Gelincik”... Bildiğim en güzel şeydi, sense hayatta tanıdığım en güzel şeydin...

“Bunları anı olsun diye yaşamadık.” Ateşe de yağmura da, uçmak istediğimiz için uçtuk. Öleceğimizi bilerek değil, öleceğimizi düşünmeden, istediğimiz için uçtuk. Ben ateştim, sense deli bir yağmur...

Neyse biliyorum ki senin sonun yok ama artık ben gidiyorum. Çünkü her sorunun karşılığı, hayat böyle diyerek de verilebiliyor. Çünkü… Çünkü ben aşığım hala.

İşte Gidiyorum… Bir kaçış değil bu, yalanı yaşamaktansa bize bırakılan son şansı kullanıyorum belki de. Kim bilir?...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

4/8/2007 · Kategori: Yazilar

 

Susuyorum.. !
Öyle bir suskunluk ki bu, içimden bile konuşmuyorum.
Ne sevdiğim şarkıları mırıldanıyorum,
Ne de yazdığım şiirlere kendi vurgularımla ses veriyorum.
Harflerin cümbüşünü kelimelerin ahengini bu suskunlukta
İç çekmelerimle dışa vuruyorum…!
Zaten gidişinden bu yana,
Hep derinlerden soluk alıp veriyorum.
Duymuyorum… !
Öyle bir sağırlık ki bu, kalbimin feryadına bile kulak asmıyorum.!!
Duymadığım konuşmalar bir yana kalsın
Odamdaki sağır edici sessizlikten bile habersiz gibi yaşıyorum…
Görmüyorum..!
Öyle bir körlük ki bu, nicedir aynalarda suretime rastlamıyorum…
Renklerin farkını ayırt edememek bir yana
Tüm renkleri siyah sanıyorum…
Yaşıyorum yinede.
Ama hala bakmıyorum sözlüklere
Yaşamak kelimesinin anlamı nedir diye…
Merakta etmiyorum…
Sözlükte yaşamak kelimesinin anlamından payıma düşen
Yaşa(yama)mak nedir diye..
Dedim ya YAŞIYORUM
Duymadığım suskunluğumun içinde görmediğim renklerimle…
Peki sevgili…
Sen ne hallerdesin
Göç ettiğin diyarda…?
Sözlüklerde yeni Türkçe mi geçerli ki
Aynı eylemi farklı anlamlarda yaşıyoruz…
Gitmek benim sözlüğümde yaşayamamak anlamındayken
Seninkinde..!         

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

4/8/2007 · Kategori: Yazilar


Bekliyordum bu gidişi…

Bana zamansız gelmenden belliydi gideceğin... Beni çok ! sevmenden, bensiz yapamamandan da belliydi… Fakat nasıl anladım biliyor musun… Gözlerinden… Gözlerinin bana baktığında gördüğü ben değildim. Gözlerinden benden uzağa bakıyor, kulakların başkasını duyuyor, dudaklarından çıkan kelimeler bana söylenmiyordu…

Şaşırmadım…

Bekliyordum bu gidişi…

Kimse kalmamıştı ki aşkın yanında, sen kalasın… Sen askına sahıp cıkacak bırı değildin zaten… Sen aşkı yaşamamıştın ki benimle, benimle olan aşkına sahip çıkasın, sen hep kaçak yaşadın aşkı… Gel demeyene kadar gelmedin, seviyorum demeyene kadar sevginden bahsetmedin, elini tutmayana kadar elimi tutmadın, ihtiyacın olmadıkça… olmadın!!!

Şaşırmadım…

Bekliyordum bu gidişi…

Şaşıracaksın demiştin… Gülümsemiştim, anlamıştım zaten gideceğini… O yüzden şaşırmadım. Kalman şaşırtırdı aslında, gitmen sıradan oldu yani… Koymadın bu sefer yüreğime, ansızın, ellerimi hissiz bedenimi sensiz bırakamadın yani… Üzemedin bu sefer, gecelerce düşündüremedin neden gittiğini… Sen aşkı ben etkisine göre yaşadın, ben etki göstermeden sen tepki vermiyordun… Giderken de gitme etkisi vermemi bekledin, durma tepkisi verebilmek için… Ama demedim… Çünkü bu saatten sonra dönen sen, bekleyende ben olmayacaktım…

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

4/8/2007 · Kategori: Yazilar

Tam bir yıl oldu.. Hala içimdesin.. Hala gözlerin ve gülüşün aklımda..
Aklımdan bir an olsunda çıkmadılar.. Geceleri sıcaklığını hissettim..
Karanlığımda sana sarılıp uyudum.. Seni içimde büyüttüm ve seni kimse
bilmedi.. Senin için güçlü oldum.. Bendeki sen için, sevgimiz için.. Sen,
bugün bana uzun zamandır olmadığın kadar yakınken sana söylemek
istediğim birkaç şey var....
Bazen sinirleniyorum, kızıyorum sana... Ağlıyorum... Ne bu halimiz
bizim diye? Ne bu yaşadığımız? Buna bir insan yüreği daha ne kadar
katlanabilir ki ben katlanayım? Nereye kadar?..

Çok acı çektim ve hala çekiyorum.. Neyin bedelini ödüyorum diye
düşünüyorum bazen.. Belkide seninle yaşadığım mutluluğun bedeli diyorum.. İşte
o zaman kabulleniyorum acımı.. İşte o zaman her şeye değer diyorum
kendi kendime.. Seninle olduğum her dakikanın bedelini ödemeye razıyım
diyorum..

Yine yağmur yağıyor sevgilim.. 1 yıl önce bugün yağdığı gibi.. Ve yine
bizim şarkımız çalıyor.. Tek fark sen yoksun.. Senin sıcaklığın,
yanındayken duyduğum mutluluk yok.. Hep diyordum ya “seni sensizde yaşarım
diye”.. Artık yaşayamıyorum sevgilim... Ve artık biliyorum ki yaşanacak
birşey de kalmadı.. Benim için tek çare seni unutmak.. Umutlarımı bir
kenara atmak.. Seninle başladığım bu yola artık sensiz devam etmek....

Bu gece son kez resimlerine bakıp ağlıyorum.. Bu gece son defa adını
anıyorum, son defa seni sevdiğimi haykırıyorum.. Bir daha seni görmemeye,
sevgini kalbime gömmeye yeminler ediyorum.. Tükenen umutlarıma son
noktayı koyuyorum..

Gidiyorum Meleğim...


Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

« Önceki ::